ÖĞÜTLER

700 YILLIK ÖĞÜT

"Oğul,   insanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.
Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın, ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin...

Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.

Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma. Gördün söyleme, bildin bilme.

Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz.

Üç kişiye acı:
* Cahiller arasındaki alime,
* Zenginken fakir düşene,
* Hatırlı iken itibarını kaybedene.

Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğunda mücadeleden korkma.

"Bilesin ki atın iyisine DORU,"
"Yiğidin iyisine DELİ derler."

Yorum (7) Yorum yaz!

BİR BARDAK SÜT

Howard, yoksul bir ailenin çocuğuydu ve okul giderlerini karşılamak için kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu. O gün hiçbir şey satamamıştı ve karnı da çok açtı. Bundan sonra çalacağı ilk kapıdan yiyecek birşeyler istemeye karar verdi. Kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı. Yiyecek bir şeyler yerine

"Affedersiniz, bir bardak su rica edebilir miyim?" diyebildi yalnızca.

Genç bayan çocuğun aç olabileceğini düşünerek kocaman bir bardak süt getirdi ona.

Çocuk sütü yavaş yavaş, içine sindirerek içtikten sonra

"Çok teşekkür ederim, borcum ne kadar?" diye sordu genç bayana.

Genç bayan,

"Borcunuz yok" diyerek yüzünde sıcak bir gülümsemeyle devam etti;

"Annem, verdiğimiz şefkat ve nezaket karşılığı olarak asla bir bedel ödenmesini beklemememizi öğretti bize" dedi.

Çocuk

"O halde çok teşekkürler, yürekten teşekkür ederim size" dedi.

Howard Kelly evin önünden ayrıldığı zaman kendisini yalnızca bedensel olarak değil, ruhsal olarak da güçlü hissediyordu.

Yıllar sonra genç bayan çok ender rastlanan bir hastalığa yakalanmıştı. Yöredeki doktorlar çaresiz kalınca, hastalığı ile ilgili araştırmalar yapılması için onu büyük kente gönderdiler. Dr. Howard Kelly konsültasyon yapması için çağrıldığı hastanın hangi kasabadan geldiğini duyunca heyecanlandı.

Artık genç olmasa da yıllar önce kendisine sevgiyle yaklaşan bayanı ilk gördüğü anda tanımıştı ve onun yaşamını kurtarmak için elinden geleni yaptı.

Uzun süren tedaviden sonra bayan sağlığına kavuştu.

Dr. Kelly denetlemesi için önüne getirilen faturaya şöyle bir baktı ve üstüne birşeyler yazarak zarfın içine koydu ve hasta bayanın odasına gönderdi. Kadın elleri titreyerek aldı zarfı eline. Açmaya korkuyordu.

Hastane faturasını asla ödeyemeyeceğini ve geri kalan yaşamı boyunca bu faturayı ödemek için çalışacağını biliyordu. Sonunda zarfı açtı ve faturaya iliştirilmiş bir not dikkatini çekti. Kağıtta şunlar yazılıydı:

"Hastane giderlerinin tamamı bir bardak süt karşılığı ödenmiştir..."

 

Yorum (2) Yorum yaz!

BUGÜN YİNE ÇOK GÜZELSİN HAYAT

 


BUGÜN YİNE ÇOK GÜZELSİN HAYAT - HERŞEYE RAĞMEN...
Hayata hiç isyan etmeyin.
Öncelikle şunu kabul edin, hayat adil değil.
Hiçbirimiz, hiçbir canlı eşit yaratılmadı.
Başımıza gelenler de eşit değil.
Önce hayatın adil olmadığını kabul etmelisiniz.
"Guguk Kuşu" filminde Jack Nicholson akıl hastanesinde çok ağır bir
mermer havuzu kaldırabileceğine dair diğer hastalarla iddiaya girer.
Yüklenir ve havuzu kaldırmaya çalışır, kaldıramaz.Diğer hastalar onunla alay ederken bir şey söyler:
"Ben en azından denedim".

Siz gerçekten denediniz mi?
Yoksa pencereden hayatı mı seyrediyorsunuz?
Hayata Windows 98'den, Sony 72 ekrandan mı bakıyorsunuz?
Oysa hayat hepimizin avuçlarının içinde,
Kiminin nasır tutmuş parmaklarında
Kiminin boyalanmış ellerinde,
Kiminin gömleğinde ki ter kokusunda ,
Ama hayat her zaman avuçlarımızın içinde.
Nasıl istersek, neye karar verirsek hayat orada var.
Güneş, her sabah yeniden doğuyor,
Gün, her şafakta nice umutlara gebe şekilde ağarıyor ve siz,
Eğer isterseniz hayatı bir ucundan yakalama şansına sahipsiniz.
Yeter ki gülümseyin
Yeter ki bu gün benim günüm diyerek kalkın yatağınızdan...
Bu iletiyi içinizdeki çocuktan uzak tutunuz.
Zira, siz bu iletiyi okuduktan sonra içinizdeki çocuk, özgürlügüne
kavusmak isteyip basiniza dert açabilir.
Bu dünyadaki varliginizin, dostlarinizin var olmasina bagli oldugunu,
Bazen bir çiçek yada küçük bir tatli sözle bile kirik bir kalp
tamirinin mümkün oldugunu,
Özür dilemenin, tesekkür etmenin ve sükretmenin "ERDEM" oldugunu,
Bu iletiyi yazan ve gönderen kisinin, hiç tanismiyor olsaniz bile sizi
çok sevdigini, ASLA UNUTMAYINIZ.
Ve Her sabah uyandiginizda
"BUGÜN YINE ÇOK GÜZELSIN HAYAT HER SEYE RAGMEN..."
demeyi ihmal etmeyiniz...
Mümkün olması zor olsa da .......

Yorum (1) Yorum yaz!

SİZ HANGİSİNE SAHİP ÇIKARDINIZ

 

--------------------------------------------------------------------------------
Bir zamanlar, büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten kralının 4 eşi varmış.

Kral en çok 4. eşini severmiş, bir dediğini iki etmez, her şeyin en güzelini en iyisini ona verirmiş.
Kral 3. eşini de çok severmiş. bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için, onu çok kıskanır, üzerine titrermiş.
Aslında; 2. eşini de severmiş kral. kendisine karsı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, kralın ne zaman bir derdi olsa daima onun yanında bulunur sorunun çözümünde ona destek verirmiş.
Kraliçe olan ise, 1. eşiymiş. Onu en çok seven, hatta karşılık beklemeden seven sağlığına ve hükümranlığına en büyük katkıyı sağlayan bu eşi olmasına rağmen kral 1. eşini sevmezmiş ve onunla hiç ilgilenmezmiş.

Bir gün kral ölümcül bir hastalığa yakalanmış. Yakında öleceğini anladığı ve öldükten sonra yapayalnız kalmaktan çok korktuğu için de, eşlerinden hangisin ölüm yalnızlığını kendisi ile paylaşmak isteyebileceğini öğrenmek istemiş.

En çok sevdiği 4. eşine, ölüm yolculuğunda kendine eşlik etmek ister mi diye sorduğunda aldığı yanıt kalbine bıçak gibi saplanan kısa ve net "mümkün değil " olmuş.

Hayatım boyunca seni sevdiğimi biliyorsun. Sen benimle birlikte ölmeyi kabul eder misin? sorusuna 3. eşi "hayır, hayat çok güzel. sen ölünce ben yeniden evleneceğim" diye yanıtlamış. Kral bir kez daha yıkılmış.

Her sorunumda, her zaman yanımda olan bana yardım eden sendin, bu sorunumda da bana yardımcı olur musun? Talebine karsı, 2. eşinden; "bu sorunun için
hiç bir şey yapamam. Olsa olsa sana mezarına kadar eşlik eder, güzel bir cenaze töreni yaptırır ve yasını tutarım" karşılığını almış.

Büyük bir hayal kırıklığı yasamakta olan kral, 1. eşinin sesi ile irkilmiş.
" nereye gidersen git seninle olurum, seni takip ederim " Ahh diye inlemiş kral; "keşke bir sansım daha olsaydı.... "


Yasamda hepimiz 4 eşliyiz.

4. Eşimiz vücudumuz. Onun güzel görünmesi için ne kadar zaman, kaynak ve çaba harcarsak harcayalım öldüğümüzde bizi terk edecektir.
3. Eşimiz sahip olduğumuz servetimiz ve statümüzdür ölür ölmez başkalarına yar olacaktır.
2. Eş, ailemiz ve dostlarımızdır. Tüm sorunlarımızı paylaştığımız bu kişilerin en son yapabilecekleri şey bu dünyadan gözleri yaslı bizi uğurlamak olacaktır.
1. Eş ise ruhumuzdur.

Yorum (6) Yorum yaz!

ANGUT KUŞU

Kızım Ece Janset

 

--------------------------------------------------------------------------------
         ANGUT  KUŞU 
Herkesin (haksız bir şekilde) kullandığı
bir ifadedir "Angut".Birisi bir salaklık yapınca, bi
laftan anlamayınca, böle boş boş bakınca hemen "Angut'musun" der günümüzün insanı..

Angut'un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir ton "Angut!" var
ülkemizde..Bende Bunlardan biriydim Ama öğrendim şimdi.

Angut kuşu'nun eşi öldüğü zaman (yanına o anda başka bir yırtıcı
hayvan veya
bir insan gelse dahi) gözlerini bir dakika bile eşinin ölüsünün
üstünden ayırmadan o da ölene kadar onun baş ucunda bekler..


İşte bu canlının yaptığı en büyük "Angut"luk budur..
Ayrıca bu olay bütün Angut kuşları için geçerlidir, arada bir

görülen birşey değildir.. Çok ürkek bir hayvan olmalarına rağmen eşinin ölüsünün başında bekleyen Angut kuşuna elinizi uzatsanız dahi oradan kaçmaz..
Hani derler ya "Angut gibi bakmasana lan".. keşke herkes Angut gibi bakabilse değer verdiklerine.. Bundan sonra bazılarına "Angut" demeden önce bir kere daha düşünün..

Yorum (6) Yorum yaz!